Müge Anlı: "Bu bir yıldırma politikasıdır, bu işin peşini bırakmayacağız!" Müge Anlı'dan Ümit Can Uygun ve ailesine cevap!

Giriş Tarihi: 18 Eylül 2020 11:15
Güncelleme Tarihi: 18 Eylül 2020 14:47
ABONE OL

Müge Anlı ile Tatlı Sert'te ekrana taşınan 21 yaşındaki Aleyna Çakır'ın şüpheli ölümüyle Türkiye'nin tanıdığı bir isim haline gelen Ümit Can Uygun'un annesi Gülay Uygun, şüpheli şekilde intihar etti. Hedef gösterilen Müge Anlı, Ümit Can Uygun ve ailesine canlı yayında cevap verdi.

Aleyna Çakır intihar mı etti yoksa, öldürüldü mü?

3 Haziran tarihinde Ankara'nın Keçiören ilçesinde bir evde bornoz kuşağıyla bağlı şekilde banyoda ölü olarak bulunan Aleyna Çakır'ın sırlarla dolu vefatını araştırmacı gazeteci Müge Anlı ekrana taşıdı. Aleyna Çakır'ın ailesi kızlarının intihar etmediğini, sevgilisi Ümit Can Uygun tarafından öldürüldüğü ve gerçeklerin gün yüzüne çıkması için Müge Anlı ve ekibinden yardım istedi. Talihsiz kızın gerçekten intihar mı ettiği yoksa, sevgilisi Ümit Can Uygun tarafından öldürülüp intihar süsü mü verdiği sorusu Türkiye'nin gündemine oturdu.

"Bana bir şey olursa, ölümünden Ümit Can sorumludur!"

Aleyna Çakır'ın yayına bağlanan bir çok arkadaşı Ümit Can Uygun'un genç kızı sürekli öldüresiye dövdüğünü açıkladı. Çakır'ın komşusu şiddet gördüğü esnada yaşananları ses kaydı aldı. Genç kızın yardım çığlıkları yürekleri dağladı.Çakır'ın hamile olduğu, şiddet yüzünden bebeğini düşürdüğü de genç kızın komşusu tarafından iddia edildi. Aleyna'nın bir arkadaşına da "Bana bir şey olursa, ölümünden Ümit Can sorumludur!" dediği öğrenildi.

Bakanlık devreye girdi!

Müge Anlı, Ümit Can Uygun'un çocuk eğitmenliği yapan annesiyle ilgili kızları gece yaşamına yönlendirdiği yönünde ihbarlar aldıklarını açıkladı. Anlı bakanlığın soruşturma başlattığını duyurmuştu. Ümit Can Uygun'un annesi Gülay Uygun'un aynı gün şüpheli bir şekilde intihar etmesi kafaları karıştırdı.

Müge Anlı: "Ne oldu da konu onun üzerinde değilken şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti?"

"Hanımefendinin ne vazifede olduğunu bilmiyordum, aile fertlerinden biri kızları gece kulüplerine pazarlamakla suçlanıyor ve bununla ilgili şahitler var. Fertlerden biri de devletin çocukları, kızları koruduğu bir yerde çalıştığı için soruşturulma yapılması doğal. Devlet memurluğunun doğasında vardır bu, soruşturma başlatılması demek illa ki memurun suçlu olduğu anlamına gelmez. İddialara göre dün hanımefendi yapılan ilk tespitlere göre intihar etmiş. Çok enteresan şeyler var, ormanlık alana gidiyor, intihar etmeyi düşünüyor hanımefendi ama maskesi var, elinde poşetler var. Aileye öncelikle baş sağlığı diliyorum. Aile ve çocukla ilgili soruşturmalar kurumlara bırakılmalı. Çok sayıda kız bizi aradı, ben yayınlamayıp müfettişlere teslim edeceğimi belirttim. Hanımefendi devlet memuru olarak da bu prosedürün farkındaydı. Ne oldu da konu onun üzerinde değilken şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti?" açıklamasında bulundu.

"Bu bir yıldırma politikasıdır!"

Anlı: "Aleyna'nın ailesi ilk geldiğinden beri konuşanlar da tehdit ediliyor. Hep bir tehdit ve bu olayın ardından da yine onların gözünde suçlu olan ben oldum, ben gazeteciyim, kimsenin tarafı değilim, ne hanımefendinin adını vermişim, ne fotoğrafını... Kurumları zedelememek adına yapılan röportajları da yayımlamadım. Allah gönlümü biliyor. O pusula nereyi gösteriyorsa oraya gitmeye çalışıyorum. Allah ömür verdiği sürece ben bu yoldan dönmeyeceğim. Aleyna'nın intihar mı ettiği öldürüldüğü mü bu takdir adli tıpındır. Ancak o kızların şantajla, dayakla tehditle bir şeylere zorlanması cezalandırılmalıdır. Başka Aleyna'lar ölsün istemiyorum. Bu bir yıldırma politikasıdır. Olayı başka bir yere çekmektir. Keşke hanımefendi hayatta olsaydı ve bizi arasaydı ve deseydi ki yüzleşebilirim o kızlarla deseydi. Ben konuyu Devlet'e bıraktım ve devlet de gerekli soruşturmayı açtı. 3 Haziran'da Aleyna vefat etti ve üç buçuk aydır neredeyse tüm medya kuruluşlarında oğlu hakkında bu kadar haber yapıldı. Bütün bunlar yaşanırken psikolojisi bu kadar sağlam kalıyor da devlet soruşturması başlayınca mı intihar ediyor, ben bu konunun da araştırılacağından eminim. " dedi.

"Siz de bana Allahsız demişsiniz, o zaman ben de gideyim intihar edeyim!"

Araştırmacı gazeteci Anlı: "Siz de bana Allahsız demişsiniz, o zaman ben de gideyim intihar edeyim. Bu işlerin peşini bırakın demektir bu, niye bırakalım, bırakmayacağız." Müge Hanım "Bizden bir can gitti, sizden de gidecek dediklerini söyledi. Bunun çok korkunç ve yanlış olduğunu söyledi. Ben gazeteciyim. İstemediğimiz şeylerin içine girmeyeceğiz. " şeklinde konuştu.

Müge Anlı'ya sosyal medyada #MügeAnlıYalnızDeğildir ve #GünaydınM��ge etiketiyle destek yağdı.

İlgili haber için tıklayın!

Faili meçhul cinayetler ve kayıpların yanı sıra birçok sosyal sorumluluk projesi ile de adından sıkça söz ettiren, hafta içi her gün seyirciyi ekran başına kilitleyen Müge Anlı ve ekibi, üzerinde çalıştığı kayıp dosyalarını, cinayete kurban giden kişileri ve kayıpların tüm yaşamını ortaya çıkararak onları bulmaya, olayları aydınlatmaya devam ediyor...

Canlı yayını izlemek için tıklayın!

18 Eylül Cuma günü Müge Anlı ile Tatlı Sert programında yaşanan son dakika gelişmelerini ve detaylarını canlı yayın bitiminden sonra tek parça kesintisiz olarak https://www.atv.com.tr/webtv/muge-anli-ile-tatli-sert/bolum sayfamız üzerinden izleyebilirsiniz...

Müge Anlı ile Tatlı Sert hafta içi her gün 10.00'da atv'de!

diğer haberler

Müge Anlı: "Bu bir yıldırma politikasıdır, bu işin peşini bırakmayacağız!" Müge Anlı'dan Ümit Can Uygun ve ailesine cevap!
32 yıl sonra gerçekleşen mucize
Müge Anlı ödüllerine bir yenisini daha ekledi
Tuğba Keleş cinayetinde flaş gelişme! Tuğba Keleş'i canice katleden Erdoğan Küpeli öldü!
Feride Ercan'ı vahşice öldüren Hikmet Yalçınkaya'ya müebbet hapis cezası!
Duygu Çelikten'in katil zanlısı Veli Ünder tutuklandı!
BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN